Dolar 46,0852
Euro 53,6324
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 26 °C
Hafif Yağmurlu

Kümeslerde 2025 Bilançosu: Antikoksidiyal yatırımı sahada kendini nasıl amorte ediyor?

01.06.2026
121

01 Haziran 2026

Uğraş Kaynarca – Veteriner Hekim

Türkiye, Avrupa karşısında “Maliyet avantajını” koruyor ama makas daralıyor

Tabloya bakıldığında Almanya, Hollanda ve Belçika gibi Avrupa Birliği ülkelerinde 1 ton canlı maliyetinin 1.200 USD ile 1.330 USD bandına yerleştiği görülüyor. Türkiye ise 1.010 USD civarındaki ton maliyetiyle Avrupa’ya kıyasla hala rekabetçi bir pozisyonda. Ancak buradaki en büyük tehlike, Avrupa’nın bu yüksek maliyete rağmen 1.43 – 1.47 arası mükemmel FCR (Yem Dönüşüm Oranı) değerlerine ulaşmasıdır. Türkiye’deki 1.53 FCR ortalaması, Avrupa’ya göre her tavukta daha fazla yem tükettiğimiz anlamına geliyor. Yem hammaddesinde dışa bağımlı olan ülkemiz için bu FCR farkı, sürdürülebilir kârlılığın önündeki en büyük bariyerlerden biridir.

Koksidiyoz yönetimi: Ekonomik çözüm mü, gizli kayıp mı?

Türkiye’de ton canlı başına antikoksidiyal maliyeti 8.50 – 14.00 USD arasında değişirken, Hollanda gibi aşılama ve yüksek teknoloji odaklı ülkelerde bu rakam 25 USD seviyelerine çıkıyor. İlk bakışta Türkiye’deki programlar daha ekonomik görünebilir; fakat tablodaki mortalite (ölüm) oranları bize madalyonun diğer yüzünü gösteriyor. Hollanda %2.6 – %3.4 mortalite ile dönemi kapatırken, Türkiye’de bu oran %4.4 – %5.2 seviyelerine tırmanıyor. Yani koksidiyoz ve buna bağlı gelişen nekrotik enteritis gibi bağırsak sağlığı problemleri yüzünden kümeste kaybettiğimiz her hayvan, başlangıçta ilaç/katkı maddesinden yaptığımız tasarrufu fazlasıyla geri götürüyor.

Yem tüketimi ve kesim ağırlığı arasındaki hassas denge

Türkiye’de bir broyler, kesime gidene kadar ortalama 3.67 – 4.13 Kg yem tüketiyor ve 2.40 – 2.70 Kg canlı ağırlığa ulaşıyor. Bu tüketim, yem fiyatlarının zirve yaptığı mevcut piyasa koşullarında entegrasyonların en büyük gider kalemi. Sektörün kârlı kalabilmesi için hayvan başına düşen bu yem miktarını artırmadan, bağırsak sağlığını maksimumda tutarak karkas randımanını büyütmesi şart. Tabloda net bir şekilde görüldüğü üzere, bağırsak bütünlüğünü koruyan alternatif bitkisel çözümler ve doğru rotasyon programları lüks değil, FCR’ı aşağı çekecek zorunlu birer enstrümandır.

Kesimhane çıkış fiyatlarındaki dar makas baskısı

Türkiye’de kesimhane çıkış KG fiyatı 1.48 – 1.65 USD seviyelerinde seyrederken, 1 ton canlı maliyetinin kilogram karşılığı (yaklaşık 1.01 USD) düşüldüğünde, geriye kalan marjın kesimhane işletme giderleri, lojistik, işçilik ve bayi kârları arasında ne kadar sıkıştığı açıkça görülüyor.

Brezilya ve ABD gibi devler 1.18 – 1.42 USD kesimhane çıkış fiyatlarıyla dünyayı domine ederken, Türkiye’nin hem iç pazarı koruması hem de ihracatta (özellikle Orta Doğu pazarında) tutunabilmesi, kümes içindeki performans parametrelerini (EPEF: 400) acilen yukarı çekmesine bağlıdır. Sektör için formül net: Daha iyi bağırsak sağlığı, daha düşük FCR ve dünya standartlarında bir mortalite yönetimi!

Turkish Poultry Logo

KÜRESEL KANATLI SEKTÖRÜ ANALİZ RAPORU

Antikoksidiyal Trendler, Performans ve Maliyet Karşılaştırma Tablosu

`); newWindow.document.close(); }

Keyifli okumalar dileriz.