DNA, bir tavuk virüsünün nasıl daha ölümcül hale geldiğini ortaya koyuyor
13 Ağustos 2025
Uğraş Kaynarca – Veteriner Hekim
Oxford Üniversitesi ve Münih Üniversitesi Genetik Bilimi Uzmanları ve Biyologlarının liderliğindeki uluslararası bilim insanları ekibi, Marek Hastalığı Virüsü’nün (MDV) evrimini izlemek için antik DNA kullanarak yaptıkları çalışmanın sonuçlarını palaştı.

Marek hastalığı
Küresel Marek patojeni, aşılanmamış tavuklarda ölümcül enfeksiyonlara neden olmaktadır ve kümes hayvancılığı sektörüne yılda 1 milyar dolardan fazla maliyete yol açmaktadır. Bugün Science dergisinde yayınlanan bulgular, virüslerin nasıl daha virülan hale geldiğini gösteriyor. Bu veriler, viral enfeksiyonları tedavi etmek için daha iyi yöntemlerin geliştirilmesine yol açabilir.

Arkeolog ve biyologlardan oluşan ekip, son 1.000 yıla ait arkeolojik tavuklardan antik MDV dizilerini elde edip yeniden yapılandırdı. Hem modern hem de antik kuşlardan elde edilen viral genomları karşılaştırarak, modern virüsün artan virülansından sorumlu genetik değişiklikleri tespit edebildiler.
Araştırmacılar, antik genetik dizilere dayanarak, hücresel analizler kullanarak antik biyolojik süreçleri yeniden canlandırmayı başardılar ve antik suşların modern türlerine göre önemli ölçüde daha az virülansa sahip olduğunu gösterdiler.

Dr. Steven Fiddaman, “Antik DNA tekniklerini modern genomik tekniklerle birleştirerek, viral hastalıkların yönetiminde gelecekteki stratejilere rehberlik edebilecek geçmişe bir pencere açtık.”
Başyazar Dr. Steven Fiddaman şunları söyledi: “Bulgularımız yalnızca Marek Hastalığı Virüsü’nün evrimsel tarihini aydınlatmakla kalmıyor, aynı zamanda patojen virülansına dair mevcut anlayışımızı geliştirmek için de bir temel sağlıyor. Antik DNA tekniklerini modern genomik tekniklerle birleştirerek, viral hastalıkların yönetiminde gelecekteki stratejilere rehberlik edebilecek geçmişe bir pencere açtık.”
Bu gelişme, MDV’nin evrimsel tarihine ışık tutmasının yanı sıra, bu yıkıcı kümes hayvanı hastalığına karşı daha etkili tedavilerin geliştirilmesi için de umut vadediyor.
Bu yeni çalışma, Avrupa ve Yakın Doğu’daki 140 arkeolojik alandan çıkarılan tavuk kemiklerinden izole edilen DNA’ya dayanıyor. Bu antik genomlar, MDV’nin hastalığın ilk kez 1907’de tanımlanmasından en az 1.000 yıl önce Avrupa tavuklarında yaygın olduğunu ortaya koydu. Bu durum, özellikle virülansın evrimine dair değerli bilgiler ortaya koyma güçleri göz önüne alındığında, arkeolojik kalıntıların korunmasının önemini vurguluyor.

Prof. Dr. Adrian Smith, “Antik DNA bizlere veterinerlik açısından önem taşıyan diğer viral enfeksiyonların kontrolüne uygulanabilir dersler öğretebilir.”
Ortak kıdemli yazarlardan Prof. Dr. Adrian Smith şunları söyledi: “Antik DNA, MDV’nin ölümcül bir tavuk virüsü olarak ortaya çıkışına dair bize benzersiz bir bakış açısı sağladı ve bize tıbbi ve veterinerlik açısından önem taşıyan diğer viral enfeksiyonların kontrolüne uygulanabilir dersler öğretebilir.”

İlk tanımlandığında, bu hastalık yaşlı tavuklarda yalnızca hafif semptomlara yol açıyordu. 1950’ler ve 1960’larda tavuk tüketimi önemli ölçüde artarken, MDV evrimleşmeye devam etti ve çeşitli aşıların geliştirilmesine rağmen giderek daha agresif hale geldi.

Prof. Dr. Naomi Sykes, “Bu çalışma, arkeolojik ve müze koleksiyonlarında korunan biyolojik materyallerin derin önemini vurguluyor.”
Çalışmanın baş arkeologu Prof. Dr. Naomi Sykes (Exeter Üniversitesi), şunları söyledi: “Bu çalışma, arkeolojik ve müze koleksiyonlarında korunan biyolojik materyallerin derin önemini vurguluyor, çünkü bunların araştırılmasının gelecekte nasıl dönüştürücü uygulamalara sahip olabileceğini öngöremiyoruz.”

Prof. Dr. Laurent Frantz, “Çalışmamız, paleogenetikçileri, virologları, arkeologları ve biyologları bir araya getirerek disiplinler arası iş birliğinin gücünü vurguluyor.”
Çalışmanın eş kıdemli yazarı Prof. Dr. Laurent Frantz (LMU Münih) şunları söyledi: “Çalışmamız, paleogenetikçileri, virologları, arkeologları ve biyologları bir araya getirerek, önemli ekonomik ve tarımsal etkileri olan bir patojenin karmaşık evrimsel tarihini çözen disiplinler arası iş birliğinin gücünü vurguluyor.”

Prof. Dr. Greger Larson, “Çalışmamız, MDV’nin virülansının geçen yüzyılda ne kadar çarpıcı bir şekilde arttığını gösteriyor.”
Oxford Üniversitesi’nden kıdemli yazar Prof. Dr. Greger Larson, şunları söyledi: “Hastalıkları hafifletmenin genellikle virüsün virülansını artıran bir seçilim baskısı yarattığını gördük. Bu sürecin antik virüs genomlarını dizileyerek gerçekleştiğini izleyebilmek, MDV’nin virülansının geçen yüzyılda ne kadar çarpıcı bir şekilde arttığını gösteriyor.”

Prof. Dr. Venugopal Nair, “virüsün virülansının artışının moleküler mekanizmalarını keşfetmek için büyük bilimsel fırsatlar sağlayacaktır.”
Pirbright Enstitüsü’nden emekli bilim insanı Prof. Dr. Venugopal Nair, şunları söyledi: “Özellikle eski Marek hastalığı virüslerinin genetik dizileriyle ilişkili olan virülansın kökenleri hakkındaki bu makaleden elde edilen bulgular, 1960’lardan itibaren kümes hayvancılığının yoğunlaşmasıyla aynı zamana denk gelen bu virüsün virülansının artışının moleküler mekanizmalarını keşfetmek için büyük bilimsel fırsatlar sağlayacaktır.”
Keyifli okumalar dileriz.















Yorum yazabilmek için oturum açmalısınız.