Savaş, Orta Doğu Genelinde Kümes Hayvanı Tedarik Zincirlerini Altüst Etti
08 Haziran 2026
Uğraş Kaynarca – Veteriner Hekim
Orta Doğu’da tırmanan çatışmalar kümes hayvanı sektöründe şok dalgaları yaratırken, küresel endüstri büyümesi için kritik öneme sahip bu bölgede ticaret yollarını aksatıyor ve temel girdilere erişimi ciddi şekilde zorlaştırıyor. Bölgedeki kriz, gıda güvenliğini küresel ölçekte sarsan bir lojistik düğüme dönüşmüş durumda.

Küresel Ticaret Ticaret Hatlarında Büyük Aksama
Orta Doğu’daki tüketiciler için başlıca protein kaynağı kümes hayvanlarıdır. Rabobank’ın bilgi merkezi
RaboResearch’e göre , savaş, ithalata büyük ölçüde bağımlı olan bölgenin tedarik zincirlerini aksatıyor. Özellikle, büyük bir ihracatçı olan Brezilya’nın en çok etkileneceği tahmin ediliyor. Avrupa ihracatçıları ise nispeten daha az etkileniyor.
Orta Doğu, kümes hayvanları sektörü için önemli bir bölgedir. Bölge, küresel pazarın %8’ini ve küresel ticaretin %15’ini oluşturmaktadır. Dahası, tüketim ve üretim dünyanın diğer bölgelerine göre daha hızlı büyüyor. RaboResearch tarafından yapılan bir araştırmaya göre, küresel üretimdeki artışın %10’u Orta Doğu’da gerçekleşiyor.
Kanatlı hayvan ve yem tedarikinde aksamalar
İran ile yaşanan çatışma, birçok önemli tedarik zincirini ciddi şekilde aksattı. Bölgedeki birçok ülke, Basra Körfezi ve şu anda kapalı olan Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan taşımacılığa bağımlı. Bu durum, Brezilya gibi büyük kümes hayvanı ürünleri ihracatçıları için olduğu kadar, yerel üretim için yem ve diğer temel ihtiyaç maddelerinin tedariki açısından da sorun teşkil ediyor. Üretimlerine devam etmeleri halinde, bu yerel üreticilerin daha yüksek fiyatlardan faydalanması bekleniyor.
Tavuk, proteinin %55’ini oluşturuyor
Orta Doğu, hızlı nüfus artışı, gıda güvenliğine yönelik hükümet politikaları ve kişi başına düşen tavuk tüketimindeki artış nedeniyle kümes hayvanları sektörü için cazip bir pazar konumundadır. Kümes hayvanı ürünleri, nüfusun protein ihtiyacının %55’ini karşılamakta olup, yıllık %3’lük bir büyüme oranına sahiptir.
Üretim ve tüketimde büyük bir artış
Son 20 yılda hem üretim hem de tüketim muazzam bir şekilde arttı. Bölgesel üretim 2004’ten bu yana iki katına çıkarak 7 milyon tonun üzerine ulaştı. Tüketim de yaklaşık 9 milyon tona çıkarak iki katına çıktı. Sonuç olarak, kendi kendine yeterliliği artırmayı amaçlayan politikalara rağmen, toplam tüketimin %20’sinden biraz fazlasını oluşturan yaklaşık 2 milyon tonluk istikrarlı bir ithalat söz konusu.
Suudi Arabistan şu anda kendi ihtiyaçlarının %70’ini karşılıyor; 2016’da bu oran %40 idi. Amaç, kendi kendine yeterlilik oranını %85’e çıkararak ülkeyi bölgede lider konumuna getirmektir.
Bu bölgede Türkiye, kümes hayvanı ürünlerinin tek net ihracatçısıdır. Çatışmanın etkilerine en çok maruz kalacak ülkeler şunlardır:
- İran
- Kuveyt
- Umman
- Irak
- Bahreyn
- Birleşik Arap Emirlikleri
Bu ülkeler tedarikleri için Hürmüz Boğazı’na bağımlıdır. Suudi Arabistan, Basra Körfezi’ndeki bu darboğazdan yapılan taşımacılığa daha az bağımlıdır ve Kızıldeniz üzerinden de ithalat yapabilir. Sorun öncelikle yemle ilgilidir, ancak başka hususlar da söz konusudur. Yerel çiftlikler ayrıca canlı damızlık hayvanlara ve kümes hayvanı çiftlikleri için teknik ekipmana da ihtiyaç duymaktadır.
Brezilya, kilit ihracatçı ülke
Brezilya bu bölgenin ana ihracatçısıdır. Ülke, Orta Doğu’ya ayda 100.000 ton kümes hayvanı ürünü ihraç etmekte olup, bu da Brezilya’nın toplam kümes hayvanı ürünü ihracatının üçte birinden fazlasını oluşturmaktadır.
Diğer ihracatçı ülkeler arasında Türkiye, Rusya, Ukrayna, ABD ve AB yer alıyor. Özellikle Rusya ve Ukrayna bu pazara büyük ölçüde bağımlı. Avrupa ihracatçıları için – özellikle bölgeye hizmet veren Fransa için – etkiler nispeten sınırlı kalıyor. RaboResearch analisti Nan-Dirk Mulder, güçlü Avrupa talebinin kaybedilen pazar payını telafi edeceğini öngörüyor.
Keyifli okumalar dileriz.







Yorum yazabilmek için oturum açmalısınız.